MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3506 Esas, 2024/5 Karar
SUÇ : Rüşvet alma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin 2025/6794 Esasında kayıtlı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2021/2215 Esas sayılı dava dosyası ile temyiz incelemesine konu bu dosyası arasında sanık ... suç yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan, dosyaların birlikte ele alınarak yapılan incelemesinde;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanığın mahkumiyetine dair Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2018/688 Esas, 2021/222 sayılı Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2021/2215 Esas, 2023/766 sayılı Karar ile "...17/10/2018 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine 14/02/2019 tarihli birinci celsede sanık ...'nın hazır olduğu, sanığın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek 5271 sayılı CMK'nın 176/4 maddesinde yer alan sürelerin işlememiş olması nedeni ile aynı yasanın 190/2 maddesi gereğince sanığa duruşmaya ara verilmesini talep edip etmediği sorulmuş ve sanığın ara verilmesini talep etmesi üzerine bir sonraki celsede hazır olan sanığa hakları hatırlatılmayarak bir önceki celse hatırlatılmamış olduğu halde geçen celse tespit edilen kimliği ve hakları tahtında 13/06/2019 tarihinde huzura alınarak savunmasının tespit edildiği anlaşılmakla 5271 Sayılı CMK'nın 1 47... /3. maddeleri uyarınca sanığın kimlik ve adres bilgileri tespit edildikten sonra yasal hakları hatırlatılıp, iddianame ve ekleri okunarak savunmasının alınması gerekirken bu zorunluluklar yerine getirilmeden davanın sonuçlandırılmış olması, müşteki ... adına yapılan tebligatın 20/12/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilgili kurumun davaya katılma talebinin bulunmadığı halde gerekçeli karar başlığında "katılan" olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti takdir edilmiş olması, .. .. .. ..iği vekili Av. ...'ın 06/02/2020 tarihli 4. Celsede hazır bulunarak katılma talebinde bulunmuş olmasına karşın Av. ...'ı ... vekili olarak zabıtta göstererek bu kurumu katılan olarak kabul edilmiş olması ve katılma talep eden bu kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması..." gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 09.11.2023 tarihli ve 2023/333 Esas, 2023/472 sayılı Karar ile sanığın rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 252/1-2-8, 43/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sanık müdafii ile katılanlar .. .. Kurumu ve ... vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.01.2024 tarihli ve 2023/3506 Esas, 2024/5 sayılı Kararı ile katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunu’nun 279/1-b maddesi uyarınca sıfat yönünden reddine, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin istinaf başvurularının ise vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilerek aynı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, gerekçede hangi delillere üstünlük tanındığının tartışılmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının eksik inceleme ve araştırmaya dayandığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 08.03.2023 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 09.11.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 04.01.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 22.06.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.