(2942 S. K. m. 11)
Taraflar arasındaki kumalaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, kamulaştırma bedelinin artırılmasına dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İdare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan raporlar arazi niteliğindeki taşınmaz mala arsa olarak değer biçildiğinden geçersizdir. Şöyle ki:
Bir taşınmaz malın arsa olarak kabulü için, belediye imar planı sınırları içinde bulunması, bulunmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması gerekir. Davaya konu teşkil eden taşınmaz mal, mücavir alan sınırları içinde olmakla birlikte, açıklanan nitelikleri taşımamaktadır. Etrafında bağ evlerinin bulunması meskun mahal olarak kabulünü gerektirmediği gibi, belediyenin bazı hizmetlerinden yararlanması da arsa olarak kabulü için yeterli değildir. Yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile arazi niteliği esas alınmak suretiyle keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Davalı İdare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 17.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy