(743 S.K m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma yapılmaksızın el atılan yer bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Dava, imar uygulaması nedeniyle kamulaştırma yapılmaksızın idarece el atılan yerin bedelinin alınması istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmaz malın elkoyma günündeki niteliğinin arsa olarak kabulü ile dava tarihindeki değerinin biçilmesi doğrudur. Ancak;
Taşınmaz malın arsa niteliğinde olduğuna göre emsal satışlar gözönünde tutularak dava konusu malla üstün ve eksik yönleri karşılaştırılmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Daha evvel diğer paydaşların açmış olduğu davada biçilen ve kesinleşen değer esas alınarak fiyat endeksleri uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmaz değerinin hesaplanması mümkün değildir. Diğer yandan, Dairemizce birlikte incelenen dosyalarda yüksek değer biçen mahkeme kararının Dairemizce bozulduğu gözlenmiştir. Diğer paydaşlar tarafından açılan davalarda biçilen değerler kesin delil niteliğinde olmayıp takdiri delil niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle kesin delil teşkil etmeyen dava dosyalarındaki metrekare fiyatları esas alınıp, iki dava tarihi arasında geçen zamana ilişkin toptan eşya fiyatlarındaki artış endeksleri uygulanmak suretiyle değer biçilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 15.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy