(2942 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; kamulaştırma bedelinin artırılmasına dair verilen yukarıda gün ve sayılan yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup, iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar yasa hükümlerine uygundur.
Yapılara resmi birim fiyatları esas alınarak, yıpcanma payı da düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim dunımu dildcate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 14. maddesine göre; idari yargıya başvurulduğu takdirde, adli yargıya başvuru süresi, idari yargı kararının kesinleştiği tarihten, bu kararlara karşı temyiz veya karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise; buna ilişkin kararların tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. İdari dava 20.11.1997'de reddedilmiştir. Bu kararın davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği ve karara karşı temyiz veya karar düzeltme yollarına başvurulup vurulmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile. ve nedenleri açıklanmadan davanın süresinde açıldığının kabulü.
2- Kabule göre de;
Dava, 3290 sayılı kanunla değişik 2981 sayılı kanun uyarınca yapılan imar ıslah çalışması sırasında olduğu gibi bırakılmasına imkân olmayan muhtesad bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Davalı idarenin cevabi yazılarına göre davacıya sözü edilen kanunun 13/b. maddesi uyarınca arsa tahsis edilmiştir. Bu gibi durumlarda muhtesad bedeline hükmedilemez. Sadece enkaz bedeline hükmedilebilir. Arsa tahsis edilirken bedel alınmış olması sonucu değiştirmez. Yapılan arsa tahsisini kabul edip etmemek de isteğe bağlı değildir. Bilirkişi raporlarından enkaz bedelinin, çekişmesiz kamulaştırma bedelinden daha yüksek olduğunun anlaşılmasına göre davanın sadece çekişmesiz kamulaştırma bedeli ile enkaz bedeli arasındaki fark yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 19.4.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy