(2942 S. K. m. 19, 29) (3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Harcı yatırılmayan ve temyiz defterine kaydı yapılmayan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, Davacının temyizine gelince, Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmaz malın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Mahkemece 5 kişilik kurulla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve muhtarın da hazır bulunması sağlanmıştır.
Alınan rapor yasa hükümlerine uygundur. Kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaza net fındık gelirine göre, dava tarihi itibariyle değer biçilmesi doğru olduğu gibi, mahkemece bilirkişi raporu ve ilçe Tarım Müdürlüğü resmi verilerinden yararlanılarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve bloke ettirilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece resen 2942 sayılı yasanın 19/6. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin zilyede ödenmesine, taşınmaz malın idare adına tesciline ve hükmün kesinleşmesini beklemeden kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesi için ilgili bankaya, taşınmazın tapuya tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesinde ve aynı yasanın 29. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Davanın niteliği itibariyle maktu harç yerine nispi harca hükmedilmesi ve taraflar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının harca ilişkin 3. ve vekalet ücretine ilişkin 4. bentlerinin çıkarılmasına, yerlerine;
3- Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4- 175.000.000.- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 175.000.000.- lira vekalet ücretinin de davacıdan alınıp davalıya verilmesine" cümlelerinin eklenmesine ve hükmün böylece Düzeltilerek Onanmasına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davacıya geri verilmesine 25.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy