(2942 S. K. m. 4, 11) (3194 s. İmar K. m. 5, 18)
Taraflar arasındaki irtifak bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Bir yerin arsa sayılabilmesi için Belediye imar planı içinde bulunması, değilse Belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte Belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun bulunması gerekir. S.... Belediye Başkanlığının 17.04.2000 tarihli cevabi yazısında hazırlanmakta olan imar planı hudutları içinde kaldığı bildirilmiştir. Taşınmazın değerlendirme tarihi olan 06.05.1999 gününde yukarıda belirtilen vasıfları taşıyıp taşımadığı araştırılmadan eksik inceleme ile arsa niteliğinde kabul edilerek değer biçilmesi,
2-Kabule göre;
a)Birinci bilirkişi kurulunun biçtiği değer daha düşük olduğundan hükme esas alınmış ve talepten fazla olduğu düşünülerek talep gibi hüküm kurulmuştur. Oysa bu rapor tüm pay üzerinden hesaplama yapmıştır. Davacının l/2 payına isabet eden miktar talebin altında olduğu halde istem gibi fazla artırma yapılması,
b)Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazlar ve dava konusu taşınmaz olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi? yoksa imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi? olduğu araştırılıp sonucuna göre emsaller imar parseli dava konusu ise; kadastro parseli ise; m2 bedelinden % 35 İmar Düzenleme Ortaklık Payı düşülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 18.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy