(3402 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmadan doğan yer bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazın tamamı davacıya ait iken bir kısım paylarını kendilerine yerde göstermek suretiyle muhtelif şahıslara satmış ve satın olan kişilerde kendilerine tahsis edilen yerlerde evlerini yapmışlardır.
Dava dilekçesi davacı üzerinde 910/3520 payın yol olarak kullanılan bölümde olduğu belirtilmek suretiyle bu kısmın bedeli talep edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 35.maddesi uyarınca özel parselasyon sonucu maliklerinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler hakkında eski malikleri mülkiyet iddiasında bulunamaz, karşılığı istenemez.
Bilirkişi raporunda davacının 910/3520 payı için ayrılmış inşaat yapımına elverişli bir bölüm kalmadığı açıklandığına göre davacının yukarıda açıklanan payının özel parselasyon sırasında yol olarak ayrılmış bölüme ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 02.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy