(2942 S. K. m. 10/13, 11/3-g)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Ethem Doyran vs. vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Kamulaştırma Kanununun 10/13. maddesine göre kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek sonucuna göre işlem yapılır.
Temyiz eden davacılar Ethem Doyran ve Zehra Defineci tarafından idari yargıda kamulaştırma işleminin iptali için dava açılmış ise de, idare mahkemesince yürütmenin durdurulması kararı verilmediğinden ve davalılarca da dosyaya böyle bir karar ibraz edilmediğinden idari yargıda açılan davanın bekletici mesele kabul edilmemesi doğrudur. Adı geçen davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde değildir. Ancak;
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Pirimehmetpaşa Mahallesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalılardan Ethem ve Zehra vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy