(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak yol durumuna dönüştürülen taşınmazın bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılarak yol durumuna dönüştürülen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yöntem bakımından yasa hükümlerine uygundur. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğrudur. Ancak;
1-Davacılardan Ayla ve Adil 'ın tapuda payları bulunmamaktadır. Murislerinden gelen payları için veraset ilamları getirtilmeden davacılar yararına hüküm kurulması,
2-Davacılardan Naci 'nin vekaletnamesi ibraz ettirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi,
3-Bilirkişi kurulunca mukayeseli emsal olarak alınan 886 parsel sayılı davalı emsali ile resen bulunup incelenen 2952 parsel ve 5584 parsel sayılı taşınmazlar değerlendirme tarihine endekslendiği halde dava konusu taşınmazdan ne oranda üstün, ne oranda eksik değerde olduğu belirtilmeden genel ifadelerle metrekare birim fiyatı bulunmuştur. Bilirkişi kurulundan bu konuda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4-Yukarıda parsel numarası belirtilen emsallere ait tapu kayıtları getirtilip raporların denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve emsaller ile dava konusu taşınmazın imar parseli olup olmadığı ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulup, dava konusu taşınmazın olduğu gibi bırakılan kadastro parseli, emsallerin ise imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli olması durumunda taşınmazın metrekaresine biçilen değerden % 35 düzenleme ortaklık payının düşülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Dava açmayan maliklerin payını da kapsar şekilde terkin kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy