(3194 S. K. m. 17) (2942 S. K. m. 11/3-g)
Dava: Taraflar arasındaki 3194 sayılı İmar Yasasının 17.maddesi uyarınca Belediyenin hissedar bulunduğu taşınmaza Belediye encümenince takdir edilen bedelin indirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 3194 sayılı İmar Yasasının 17.maddesi uyarınca Belediyenin hissedar bulunduğu taşınmaza Belediye encümenince takdir edilen bedelin indirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Belediye'ye ait taşınmazdaki davalı payının tapusunun iptali ile davacı kooperatif adına tapuya tesciline, Kıymet Takdir Komisyonunca tespit edilen bedelin davacı tarafından davalı Belediye'ye ödenmesine bu bedel dışında kalan ve davalı Belediye encümenince istenen bakiye bedelin davacıdan talep edilmesinde bir hakkının bulunmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Belediye vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın mahiyeti ve niteliği itibarıyla taşınmazdaki davalı Belediye hissesine Belediye encümenince takdir edilen 104.999.999.832 TL'nın daha önce Kıymet Takdir Komisyonunca tespit edilen 16.380.000.000 TL'ya indirilmesi hususlarını içermektedir. Bu hususun İmar Kanununun 17/son maddesi gereğince 2942 sayılı kamulaştırma yasası hükümlerine göre halli gerekir.Davacı kooperatifin talebi, taşınmaza Belediye Encümenince takdir edilen bedelin, mahkemece tespit edilecek gerçek bedele indirilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Yasasının ll/3-g maddesi uyarınca arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Bu nedenle taraflara emsal göstermeleri için süre verilmesi, ayrıca ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden res'en emsal celbi yoluna gidilmesi ve böylece dava konusu taşınmazın değerinin emsal karşılaştırılması suretiyle tespiti için bilirkişi kurulundan belirtilen şekilde rapor alınması gerektiği düşünülmeden usulüne uygun şekilde teşkil edilmeyen bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılıp geçersiz rapor doğrultusunda hüküm kurulması,Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy