(2942 S. K. m. 38) (221 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki 1956 senesinden beri eski Yaytaş Yeni (Yukarı Nasurlar) Köyü, 786 parselin 224-69 m2lik kısmına boru hattı geçirilerek el konulduğundan bahisle bu bölümün davalı üzerindeki taşınmazın iptali ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 1956 senesinden beri eski Yaytaş (Yeni Yukarı Nasırlar) Köyü, 786 parselin 224-69 m2lik kısmına boru hattı geçirilerek el konulduğundan bahisle bu bölümün davalı üzerindeki tapusunun iptali ile idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yasal dayanağı kalmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza 03.09.1956 tarihinde el atılması nedeniyle 221 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca el atılan bölüm, davacı Bakanlık adına bu tarihte kamulaştırılmış sayılacağından ve dava konusu taşınmazın toprak altından geçirilen petrol boru hattının arazinin kullanımını etkilemediğinden irtifak hakkı tesisinin yeterli olacağından davacı idarenin istemi hakkında irtifak hakkı tesisine karar verilmek gerekirken, gerekçede açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.12.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
221 sayılı Yasa dava tarihinden önce yürürlüğe giren 2942 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 08.12.1998 gün ve 1998/15188 sayılı hükmü)
2942 sayılı Kanununun 38. maddesi de Anayasa Mahkemesince karar tarihinden önce iptal edilmiştir.
Açıklanan gerekçe ile, yasal dayanağı olmayan davanın reddi doğrudur. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından hükmün onanması gerekir. Çoğunluğun Bozma görüşüne bu nedenle katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy