(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davalı idare vekilince de duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 22.02.2005 günü temyiz eden davacı vekili Av.Hacı İbiş ile temyiz eden davalı vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planına dahil olup olmadığı, değilse belediye sınırları veya mücavir alan içinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, etrafının meskun olup olmadığı Belediye İmar Müdürlüğü'nden sorulmadan eksik inceleme ile taşınmazın arsa niteliğinde kabulü,
2- Kabule göre de;
a ) Kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davalarında Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Buna göre arsa niteliğindeki taşınmaza Kamulaştırma Kanununun 11. maddesi uyarınca dava tarihinden önceki özel amacı olmayan satışlar emsal alınıp, dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri de tek tek açıklattırılmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Bilirkişi kurulunca kamulaştırılan başka bir taşınmazın bedelinin tespiti ve tescil davasında verilen kararda belirlenen taşınmazın m2 birim fiyatının emsal alınması suretiyle taşınmaza değer biçildiği gözetilerek, taraflara yeniden emsal bildirmeleri için mehil verilmesi, gerektiğinde re'sen emsal de getirtildikten sonra yeniden keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
b ) Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın dava tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi? yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi? olduklarının Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, sonucuna göre Düzenleme Ortaklık Payı düşülmesi gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi,
c ) Hükmedilen bedele değerlendirme tarihi olan dava gününden yasal faize hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davacılara geri verilmesine 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy