(2942 S. K. m. 11) (7201 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile ürün gelirine göre değer biçilmesi doğrudur. Bu nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davalı idare vekilinin temyizine gelince:
1- Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önceki maliki olan muris İbrahim Avcı'ya, dava konusu kanal sebebi ile davalı idare tarafından yapılan kamulaştırmadan dolayı, kamulaştırma evraklarının 14.12.1981 tarihinde, İbrahim Avcı ile birlikte sakin damadı Rasim Uzun'a tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Rasim Uzun'un paydaş İbrahim Avcı ile birlikte oturup oturmadıkları mahkemece araştırılmadan, davanın kabulüne karar verilmiştir. Rasim Uzun'un tebligat tarihinde paydaş İbrahim Avcı ile birlikte oturup oturmadığının araştırılması, birlikte oturduklarının tespit edilmesi durumunda muris İbrahim Avcı mirasçılarından olan davacı paydaşların açtıkları davanın reddedilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- Yapılan keşif sonucu teknik bilirkişi Fen Kontrol memuru Mehmet Akyıldırım tarafından düzenlenen krokili raporda, davalı idarenin, dava konusu taşınmazda 7198 metrekarelik bölüme el atarak kanal yaptığının anlaşılmasına rağmen, 8125 metrekareye el attığından bahisle bu miktar üzerinden bedele hükmedilip, gene 8125 metrekarenin tapusunun iptali ile davalı idare adına tescil edilmesi,
3- Dava konusu taşınmazda, davacıların dışında başka paydaşlar da tapu ile malik olmalarına rağmen, gerekçesi de açıklanmadan, davacılar tam paya sahiplermişçesine tazminata hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalı idareye geri verilmesine ve aşağıda yazılı harçtan artan paranın istenildiğinde davacıya geri verilmesine 21.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy