(4646 S. K. m. 12) (2942 S. K. m. 10, 14)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden davalı Namık Ünlü'nün 1999 yılında öldüğü anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesinde idare tarafından açılan davaların görülmesi sırasında, tapu malikinin daha önce öldüğünün sabit olması halinde, mirasçıları dahil edilmek suretiyle davaya devam olunacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, tapu malikinin ölü olduğu anlaşıldığından, veraset ilamındaki mirasçıların davaya dahil edilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile ölü tapu maliki hakkında hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak davacı idare tarafından mülkiyet kamulaştırması yapılıp, dava dilekçesinde de taşınmazın mülkiyet bedelinin tespit edilmesi talep edildiği ve mahkemece de, taşınmazın mülkiyet bedeline hükmedildiği halde, dava konusu taşınmazın tamamında irtifak hakkı tesis edilmişçesine hüküm kurulması,
3- 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 12/A maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden, davacı idare lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmesi,
4- Kabule göre de;
Davalının tapu kaydındaki ismi ve baba ismi ile, nüfus kayıtlarındaki ismi arasında farklılık bulunduğu ve bu hususta gerekli düzeltmenin yapılması amacıyla tapuda isim tashihi davası açılması için taraflara süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy