(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece el koyma gününden dava tarihine kadar 2942 sayılı kanunun 38. maddesinde yazılı 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu, bu hususta açılan itiraz davasının 18.10.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı iken Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinde yazılı hak düşürücü süreden bahsedilmesi mümkün değildir. Zira; davacılar aktif husumet ehliyetini mülkiyet ihtilafına ilişkin kararın kesinleştiği tarihte kazanmıştır.
Bu nedenle taşınmazda hak sahibi olduğunu iddia edenlerin bedel davası açma hakkının, mülkiyet ihtilafının sona erdiği tarihten başlayacağı gözetilerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi;
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 24.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy