MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tesbiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tesbiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre dava tarihi itibariyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisinde mevcut zilyetlik tutanağına göre davaya konu 84 kamulaştırma parsel nolu taşınmazda ...'ın da zilyet olduğu belirtilmesine rağmen bu kişi davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.