(5747 S. K. m. 1, Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca bozulması hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 26.05.2010 gün ve 2010/5364 Esas - 2010/9260 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce Bozulmuş, davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazların Konak Belediyesi sınırları içerisinde iken, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5747 sayılı Büyükşehir Belediye Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinin 26. bendi ile Karabağlar İlçesi ve aynı adla kurulan belediye sınırları içine alındığı, aynı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince de Konak Belediyesi'ne ait tüm hak ve mükellefiyetlerin Karabağlar Belediyesi'ne intikal ettiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, davalı Konak Belediye Başkanlığı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 26.05.2010 gün ve 2010/5364-9260 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Yukarıda sayılan gerekçelerle 5747 sayılı Yasa gereğince Karabağlar Belediye Başkanlığı'nın davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Davalı Konak Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden kabul kararı verilmesi,
3-Davacılar dava dilekçesinde H. oğlu H. F. K.'nın mirasçıları olduğunu belirterek dava açtıkları halde, adı geçen murisin tapu kaydında adına rastlanmadığı gibi, davacılar murisi olarak kabul edilen ve bu yönde hüküm kurulan paydaş M. A. kızı F. ile davacılar arasında hukuki ilişkiyi gösterir mirasçılık belgesi de dosyada mevcut değildir.
Mahkemece, davacıların paydaş F.'nin mirasçıları olduğunu gösterir veraset belgesinin getirtilmesi ve davacılar murisi H. F. K. ile M. A. kızı F.'nin aynı kişi olup olmadıkları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy