MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dava konusu 2263 sayılı parsele ilişkin davanın kabulüne, 2343 sayılı parsele ilişkin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
2263 nolu parsel yönünden mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın arsa niteliğinde kabulüyle emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve terkin kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları bu parsel yönünden yerinde değildir.
2243 sayılı parsel yönünden ise;
Mahkemece dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı kabul edilerek hak düşürücü süre yönünden ret kararı verildiğine göre, özellikle bu taşınmaza hangi tarihte fiilen el atıldığı tespit edildikten sonra,
09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasında el atıldığının belirlenmesi halinde;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile;
“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, 30.06.2010 tarihinden 3 aylık süre içinde anlaşma için idareye veya mahkemeye müracaat edilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere;
Hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde yatıranlara iadesine, 31.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy