(2942 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı idare vekilinin temyizine gelince;
26.10.2009 ve 22.12.2009 tarihli bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Bir taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belediye imar planı içinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden faydalanması ve etrafının meskun olması gerekir.
Dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda Dava konusu taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları dışında olduğu, Giresun İl Özel İdaresince verilen cevapta ise Pazarsuyu Köy Yerleşik Alanı içinde bulunduğu bildirilmiştir.
Taşınmaz yukarda yazılı özellikleri itibariyle arazi niteliğindedir. Bu sebeple taşınmaza kapama fındık bahçesi olarak net fındık gelirine göre değer biçen ve enerji nakil hattı sebebiyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü oranını da belirtmek suretiyle irtifak hakkı karşılığını tespit eden 2.3.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken, taşınmaza arsa olarak değer biçen geçersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları ise yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy