(2942 S. K. m. 7, 8, 14, 19)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 4650 Sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ve bu hakların davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, taşınmazların davalı dışındaki malikler adına tespit gördüğünün anlaşılması üzerine, Kamulaştırma Yasası'nın 7. ve 8. maddelerinde belirtilen ön koşullar yerine getirilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanunu'nun 14/5. maddesinin malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik dahil edilmek suretiyle devam edileceği amir hükmü karşısında gerçek maliklerin davaya dahil edilmesi suretiyle esas hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy