MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca, devri kesinleşen taşınmazın bedelinin tespiti ile ... adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca, devri kesinleşen taşınmazın bedelinin tespiti ile ... adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacı ... tarafından devralınmak istenen dava konusu taşınmazın devri ve bedeli konusunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle, davacı idare tarafından açılan dava sonunda, ... kararı ile dava konusu taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca, davacı idareye tahsis edilmek suretiyle Hazineye devrine karar verildiği ve bu kararın 02.08.2010 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına tebliğ edilmesi üzerine, söz konusu taşınmazın bedelinin tespiti için 08.10.2010 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30/3. maddesindeki hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; söz konusu karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30/3. maddesinde “Taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde, alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya ... kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde 10. maddede yazılı usule göre mahkemeye başvurarak, kamulaştırma bedelinin tespitini ister...” hükmü yer almakta olup, anılan yasada 05.05.2001 tarihinde yapılan değişiklikten önce aynı madde “Taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde, alıcı idare devirde anlaşma tarihinden veya ... kararının tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde onuncu maddede yazılı kıymet takdir komisyonuna değer takdir ettirir. Taraflar,
bu komisyon raporuna, kendilerine veriliş veya tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz ettikleri takdirde, anlaşmazlık 29.06.1938 tarih ve 3533 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesince karara bağlanır” şeklinde düzenlenmişti.
Kamulaştırma Kanunu bir bütün halinde değerlendirilip, madde gerekçesi de dikkate alındığında, aslında 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30/3. maddesindeki otuz günlük sürenin, 4650 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki fıkrasının devamı niteliğinde olduğu ve yasa koyucunun belirlediği sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olmadığı açıktır. Zira; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesinde, kamu kurum ve tüzel kişileri arasındaki taşınmaz malların devri düzenlenmiş olup, 3. fıkrada da, açıkça, Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine atıfta bulunulmuştur. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından kamulaştırılan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazların bedelinin tespitine ilişkin 10. maddede ise, idarelerin dava açmalarını kısıtlayan ya da ortadan kaldıran hak düşürücü bir süreye yer verilmemiştir.
Ayrıca; bir idareye ait taşınmaz malın, diğer idareye devrine ... tarafından karar verilmesi ve devrin kesinleşmesinden sonra, yasa koyucunun bedelin tespitine ilişkin olarak açılacak davayı hak düşürücü süre ile sınırlamayacağı da muhakkaktır.
Açıklanan nedenlerle; Kamulaştırma Kanununun 30/3 maddesindeki sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olmadığı gözetilip, işin esasına girilerek, talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.