MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davalı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 31.01.2012 günü temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak, temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
1) 12.04.2010 tarihli 1. keşif sırasında mahkemece yapılan gözlemde taşınmaz üzerinde çeltik anızının bulunduğu tespit edilmiş ve bilirkişi raporunda taşınmazın değeri çeltik ürününe göre tespit edilmiş iken, ikinci bilirkişi kurulunca taşınmazın su altında kalması nedeniyle buğday ve mısır münavebesi esas alınarak değer belirlenmiş, ancak, alınan ek raporda yine çeltik ürününe göre bedel tespit edilmiştir. Bu durumda taşınmazın çeltik ürününe göre bulunan değerine hükmedilmesi gerekirken mahkemece buğday- mısır geliri üzerinden hesaplanan bedele hükmedilmesi,
2) Dava konusu taşınmazın niteliği ve aynı yöreden Dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, kapitalizasyon faiz oranının % 4 yerine daha fazla oranda kabulü ile az bedele hükmedilmesi,
3) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürlüğünce bildirilen, münavebe ürünlerine ilişkin dekar başına üretim giderleri gözönünde bulundurularak hesaplama yapılması gerekirken, raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca masrafların daha fazla alınması suretiyle düşük bedel tesbiti,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 900,00-TL vekalet ücreti verilmesine, 31.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy