(2942 S. K. Geç. m. 6) (221 S. K. m. 1, 4) (4628 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılıklarının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılıklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 4651, 4652 ve 4653 parsel sayılı taşınmazlara 1971 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde uyarınca uzlaşma esas ise de davacı tarafın uzlaşma için başvurmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesinde;
Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve 4651,4652 ve 4653 parsel sayılı taşınmazların irtifak hakkı karşılıklarının tespiti ile davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu 4647 parsel sayılı taşınmaza 1952 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
Bu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığından 221 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözü edilen kanunun 1. maddesinde 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatların fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ile ilgili amme hükmü şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır. 4. maddesinde de gayrimenkulün bedelinin dava hakkı bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer hükümleri yer almaktadır.
221 sayılı Yasa 12.10.1961 günü yürürlüğe girdiğinden davacının dava hakkı iki sene sonrası olan 13.01.1963 günü sona ermiş olup, dava konusu 4647 parsel yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
2- Davanın niteliği gereği yasal faize hükmedilmesi gerekirken, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi,
3- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 23.05.2006 günü yürürlüğe giren 5496 sayılı Yasa ile değişik 15/C maddesi gereğince irtifak hakkının idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, Hazine adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy