(4721 S. K. m. 683) (2942 S. K. Geç m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaza 27.10.1972 gününde el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen, 09.10.1956 tarih ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce dava açmış olanlar bu madde hükümlerine göre idareyle uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip isteyemeyeceklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içerisinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine uzlaşma görüşmeleri neticesine kadar dava bekletilir, uzlaşılmaması halinde uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir hükmü getirilmiş olup temyiz tarihi itibariyle davacı taraf uzlaşma isteğinde bulunduğunu ileri sürmediğinden, davanın esasına girilerek davacı tarafın talebi açıkça belirlenmek suretiyle keşif yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süreden bahisle davanın reddine karar verilmesi,
doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 11.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy