(2942 S. K. m. 10, 11) (3194 S. K. m. 10) (YHGK. 15.12.2010 T. 2010/5-662 E. 2010/651 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelere göre; 31.750,00 m2 olan 206 parsel sayılı taşınmazın 10.891 m2'lik bölümünün imar uygulamasına tabi tutularak bunun 4356,74 m2sinin düzenleme ortaklık payı olarak ayrıldığı ve geri kalan 6.535,11 m2'lik bölümünün ise 2006 ada, 7 imar parseline gittiği,
24.250,00 m2 olan 205 parselin de imar uygulaması sonucu 9.700,00 m2'lik bölümünün düzenleme ortaklık payı olarak ayrıldığı ve kalan 14.550,00 m2'lik bölümünün yine 2006 ada, 7 imar parseline gittiği anlaşılmıştır.
Davalı idare, dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin imar planının 1974 tarihli olduğunu ve şimdiye kadar bu plan doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmadığını belirtmiştir. Bu nedenle;
1- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek, imar planında park ve yol olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi gerekir.
Bu durumda yöntemine uygun olarak oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak;
İmar uygulaması sonucu oluşan 27.296,13 m2'lik 2006 ada 7 parsel ile, imar uygulaması dışında kalan 20.987,73 m2'lik 206 parselin fiilen el atılan veya fiilen el atılmasa bile mevcut imar planında imar yolunda kaldığı anlaşılan bölümlerinin bedelleri belirlenerek, davalı idareden tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile davanın reddine hükmedilmesi,
2- Dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ve davalı Belediye Başkanlığının ihtarı üzerine yıkılan bekçi kulübesi ve bahçe duvarı bedelinin ödenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 20.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy