(2942 S. K. Geç. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ile davalı G... O... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.6.2011 günü temyiz eden davalı G... O... İnş. Ve Tic. Ltd.Şti. vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacılar vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davalılar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacılar ve davalılardan G... O... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Dava konusu taşınmaza Batman Barajının yapımı sırasında çeşitli sebeplerle zarar verildiği ve taşınmazın kullanılamaz hale geldiği anlaşılmış olup, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin iş bu davanın niteliği itibariyle sorumluluk kamu kurumu olan DSİ Genel Müdürlüğüne aittir. Sözleşme gereği davalı şirkete rücu etmesi tarafların iç ilişkisi olup, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden açılan davanın kabulüne, davalı şirket hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi yönde hüküm kurulması,
2- Davacılardan N. T. ile A. T.'ın isimlerinin karar başlığında yer almaması,
3- Dava tarihi 10.7.2002 olduğu halde, kararda 27.10.2009 olarak gösterilmesi,
4- Davacıların davaya konu taşınmazda paydaş oldukları gözetilmeksizin dava açmayan paydaşların payını da kapsar şekilde hüküm kurulması,
5- Bedeline hükmedilen taşınmazın davacıların payları oranında tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar ve davalı şirket vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeple H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz eden davalı şirket yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 825,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy