(2942 S. K. m. 13, 16, 25)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, süresi içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca, bu yasadan doğan hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahipleri için 13. maddesi uyarınca tebligatla başlar.
Davacıya yapılan tebligat tebliğ edilemeden iade olmuştur. Bu sebeple davacının payı yönünden geçerli bir tebligat yoktur. Diğer taraftan Kamulaştırma Kanununun 16. madde uyarınca açılan tescil davasında yapılan tebligatlar ile verilen kararın davacıya tebliğ edilmesi ve bu davadaki kabul de, kamulaştırma işleminin tebliği mahiyetinde sayılmaz. Bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 20.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy