(2942 S. K. m. 10, 11, 25)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş davacı idare vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 22.11.2011 günü temyiz eden davacı idare vekilleri ile davalı İ. O. vd. vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden davalı N. D. vd. vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davacı idare ve davalı İ. O. vd. vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Davacı idarece düzenlenen Kıymet Takdir Komisyonu raporuyla yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarından, davaya konu taşınmazın üzerinde değişik cins ve yaşta ağaç bulunduğu, bunlardan büyük çoğunluğunun da yaşı ve cinsi itibariyle verim çağına gelmiş çeşitli meyve ağaçları olduğu anlaşılmıştır.
Taşınmazın yüzölçümüyle verim çağına gelmiş bulunan ağaçların sayısı dikkate alındığında taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi gerekir.
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Yasayla değişik 11/1-f maddesine göre arazilerde, taşınmazın değerinin tespitinde kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin esas alınacağı öngörülmektedir.
Yasanın bu maddesi uyarınca, davaya konu taşınmazın tamamındaki verim çağına gelmiş olduğu saptanan ağaçların cins ve yaşları itibariyle dekar başına ortalama verim miktarlarıyla değerlendirme tarihi olan 2010 yılına ait dekar başına üretim masrafları ve aynı yıl hasat dönemindeki toptan kg. satış fiyatlarının öncelikle İlçe ve İl Tarım Müdürlüğünden getirtilmesinden sonra, bu verilere göre kapama karışık meyve bahçesi olarak getireceği net gelirin hesaplanması ve hesaplanan bu net gelire kapital faiz uygulanmak suretiyle m² bedelinin tespit edilmesi, tespit edilecek bu bedel içerisinde karışık meyve bahçesi dışında kalan diğer ağaçların değerinin de bulunduğu dikkate alınarak ayrıca bu ağaçların bedelinin dahil edilmemesi gerektiği düşünülmeden, yasaya ve Yargıtay uygulamalarına aykırı biçimde hesaplama yapan rapora göre kamulaştırma bedeline hükmedilmesi,
2- Dava konusu taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi dışında kalan ve tarım arazisi olarak değerlendirilen bölümüne değer biçilirken münavebe ürünü olarak esas alınan patates, taze fasulye ve domatesin değerlendirme tarihi olan 2010 yılına ait dekar başına üretim masraflarıyla aynı yıl hasat dönemindeki toptan kg. Satış fiyatlarıyla üretim masrafları İlçe ve İl Tarım Müdürlüğünden getirtilerek bu verilere göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden 2009 yılı verilerine enflasyon oranında artış uygulanmak suretiyle değer biçilmesi,
3- Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararıyla olacağından, ağaç bedelleri hesaplanırken enkaz bedelinin düşülmemesi gerektiği gözetilmeden, değişik oranlarda enkaz bedeli indirilmek suretiyle bedel tesbiti,
4- Bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan 53,61 ve 123,76 m² yüzölçümündeki yapıların konut olarak kullanıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda, söz konusu yapıların Bayındırlık Bakanlığı yapı birim cetveline göre 3. sınıf A grubu yapı olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, 2. sınıf B grubu yapılardan olduğu kabul edilmek suretiyle değer tesbiti,
5- Her ne kadar yapılar için iki raporun ortalaması alınmak suretiyle değer tesbiti yapılmış ise de, raporlar arasında yapıların yıpranma ve eksik imalat vs. oranları yönünden önemli oranda farklılık bulunmaktadır.
Bu nedenle, yapıların yaşları ve fiziki durumları ayrıntılı bir şekilde açıklattırılarak, buna göre yıpranma ve eksik imalat oranları tesbit edilmek suretiyle değer biçilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan raporlara göre eksik incelemeyle karar verilmesi,
6- Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıya değer biçilirken çevre düzenleme ve nakliye farkı ilave etmek suretiyle fazla bedel tesbiti; doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeple H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflara karşılıklı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 825,00-TL vekalet ücretinin davalı İ. O. vd.'den alınarak davacı idareye, 825,00-TL vekalet ücretinin de davacı idareden alınarak davalı İ. O. vd.'ye verilmesine, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy