(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesi davasının kabulüne dair verilen yukarda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davalılar vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla duruşma için belirlenen 15.1.2013 günü temyiz eden davacı idare vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Yasayla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Kadastro Teknisyeni İ. A.'ın 25.3.2010 tarihli krokili raporunda, davaya konu taşınmazın kamulaştırılan kısmının C ve D harfleriyle gösterilen bölümlerinde kapama karışık meyve ağaçları bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda, bu bölümlerin bedelinin, meyve gelirine göre; kalan kısımların ise tarım arazisi olarak ekilebilir net ürün gelirine göre belirlenmesi gerekirken, tamamına kapama karışık meyve bahçesi olarak değer biçilmesi,
2- Taşınmazın üzerinde bulunan ve kısmen kamulaştırılan yapının kesilmesi sebebiyle kullanılamaz hale gelen bölümünün bedeline hükmedilmesi doğru ise de; davalı tarafın kalan kısmı ev olarak kullanamayacağını ileri sürmesi ve bilirkişi kurulunca bu hususun raporda belirtilmesi de gözetilerek, mevcut evin hangi sebeplerle kullanılamayacağı açıklattırılıp, gerektiğinde fotoğraflarla da durum tespit edilerek gerekçeli rapor alınması, kalan bölümde yapının sınıfı yönünde değişiklik meydana gelecekse bu yönde hesaplama yapılarak bedel tespiti gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan sebeple H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, taraflara karşılıklı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 990,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye, 990,00-TL vekalet ücretinin de davacı idareden alınarak davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy