MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 22.12.2011 gün ve 2011/12112 Esas - 2011/22523 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasında, davanın kabulüne dair verilen hüküm davacı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı idare vekilinin sair karar düzeltme istemleri HUMK'nun 440. maddesindeki nedenlerin hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen ve işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmolunan bölümlerinin idare adına tescili gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması gerekirken, düzeltme yapılmadan onandığı anlaşılmakla;davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 22.12.2011 gün 2011/12112-22523 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yeniden yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırılan taşınmaz mal ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek üzerindeki yapıya; yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle ağaçlara değer biçilmesi doğru olduğu gibi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,
Dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen ve işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmolunan bölümlerinin de idare adına tescili gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının tescile ilişkin birinci bendindeki (17 parsel sayılı taşınmazın) kelimelerinden sonra gelen bölümünün hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine (tüm takyidatlardan arındırılarak tapusunun iptali ile davacı idare adına tapuya TESCİLİNE, karara teknik bilirkişi raporunun eklenmesine) kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde ödeyene iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy