MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 29.11.2011 gün ve 2011/12860 Esas - 2011/19382 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasında, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davacı idare vekili ile Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davacı idare tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle de hükmün düzeltilmesi gerekirken, bu hususun düzeltilmediği anlaşıldığından, davacı idarenin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 29.11.2011 gün ve 2011/12860-19382 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, mahkeme kararında yazılan gerekçeye göre dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edilerek, taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olması sebebiyle 3'er aylık banka vadeli hesabına bloke edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin ve Hazine vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki temyiz talepleri yerinde değildir. Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 19. maddesinde yazılı ilanda, kamulaştırma bedelinin açıkça gösterilmemesi nedeniyle Hazine vekili tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu ve Hazine vekili bu itirazında yasal hakkını kullanarak beyanda bulunduğundan, Hazine aleyhine hüküm kurulması,
2- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu harçtan muaf olmadığı halde, harçtan muafiyetine karar verilmesi,
3-Davanın niteliği gereği davacı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi,
4-Davalı lehine 1.100,00-TL yerine 600,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
A)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin son paragrafı hariç tümüyle çıkarılmasına,
B) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına dair paragrafın çıkarılmasına, yerine (Alınması gereken 17,15-TL maktu başvuru harcı ile 18,40-TL karar harcının davacı idareden alınarak Hazineye irad kaydına) cümlesinin yazılmasına,
C)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasından (Davacı lehine vekalet ücretine yer olmadığına) cümlesinin çıkartılarak, yerine (Davacı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
D) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin 9. satırındaki (600,00-TL) rakamının çıkartılmasına, yerine (1.100,00-TL) rakamının yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy