MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde mevcut uydu fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazdan geçirilen yolun 1946 yılında da mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu taşınmazın 09.10.1956 tarihinden önce el atılan bölümü belirlenip bu tarihten sonra yol genişletilmesi yapılarak yeniden el atıldı ise bu bölümüne hangi tarihte el atıldığı uydu fotoğrafları ve getirtilecek başkaca belgelerden de yararlanılmak suretiyle fen bilirkişisine tespit ettirilerek, 09.10.1956 tarihinden önce el atılan bölüm hakkında açılan davanın 221 sayılı yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine, daha sonraki tarihte el atılan bölümler için ise, taraflar arasında uzlaşma olmadığı da gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
b)Dava konusu taşınmazın kiraya verilip verilemeyeceği, verilebilir ise ne şekilde kiraya verileceği, civar parsellerin kullanım durumları, emsal kira sözleşmeleri de dosyaya ibraz ettirildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak emsal kira sözleşmeleri de nazara alınarak ecrimisil bedelinin tesbiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy