MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza 1982 yılında el atılmıştır. 30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de davacı uzlaşmayacağını beyan ettiğinden işin esasına girilerek karar verilmesi doğrudur. Ancak;
1) Davacıya keşif bedelini yatırması için iki kez süre verildiği, ihtar yapılmasına rağmen masrafın yatırılmadığı ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü yönünde rapor düzenleyen 02.06.2004 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 08.06.2004 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Dairemizce Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinde belirtilen hakdüşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddi gerektiği belirtilerek bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi ile de 5999 sayılı yasa gereğince işlem yapılmak üzere, yeniden bozma kararı verilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin 08.06.2004 tarihli kararın dayanağı olan Belediyenin 11.03.2004 tarihli yazısı ve 15.04.2005 tarihli emlak vergi değerlerini gösteren yazısı ile dosyada mevcut tapu kayıtlarından da taşınmazın arsa olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Dosyanın mevcut hali ile taşınmazın arsa kabulü doğru olup, 02.06.2004 tarihinde yapılan keşifte verilen rapor usul ve yasaya uygun olduğundan bu rapora göre karar verilmelidir.
Bu nedenle; taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için yeniden keşif yapılması gereksiz ve usul ekonomisine aykırı olduğu halde, mahkemece yeniden keşif yapılmasına karar verilmesi ve keşif giderlerinin davacı tarafından yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi,
2) Kabule göre de; davanın reddine karar verilmesine rağmen, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy