MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu edilen 2848 ada, 9/A parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2848 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1055 metrekare yüz ölçümlü iken İmar İdare Heyetinin 1964 tarih ve 49200 nolu parselasyon planı ile düzenlemeye alınarak 128 metrekarelik kısmının yola giden olarak ayrıldığı ve malikleri uhdesinde bırakıldığı; yola giden olarak ayrılan 128 metrekarelik kısım ile ilgili olarak ... tarafından 25.05.1976 tarihinde kamulaştırma kararı alınarak, o tarihteki malikleri olan Vedat ...'ye noter aracılığı ile tebliğ edildiği ve adı geçen kişiler hakkında ... Belediyesi tarafından ... 11. Asliye hukuk Mahkemesine açılan 1977/365 esas sayılı dosya üzerinde görülen davada taşınmazdaki hisselerinin, 2942 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca, idare adına tesciline karar verildiği ancak hükmün infaz edilmemesi nedeniyle, kamulaştırılan taşınmazın o tarihteki malikleri tarafından 1986 yılında davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'a satıldığı; adı geçen yeni davacıların da dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 1987 yılında dava açtıkları anlaşılmıştır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma işleminin gerek eski maliklerine noter aracılığı ile tebliğ edilmiş olması, gerekse taşınmazı 1986 yılında satın alan davacıların 1987 yılında aynı taşınmazla ilgili olarak dava açmış olmaları nedeniyle açılan davanın, 2942 sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen 30 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy