MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare ve davalılardan ... vd. ve ... vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davacı idare vekilincede temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 05.06.2012 günü temyiz eden davacı idare vekilinin yüzüne karşı: usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden temyiz eden davalılar vekilleri ile aleyhlerine temyiz olunan diğer davalıların yokluklarında duruşmaya başlanarak davacı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalılardan ... vd. ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz arsa kabul edilerek emsal karşılaştırması suretiyle değer biçilmişse de, bilirkişi raporu geçersizdir. Şöyle ki;
1-Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaz belediye imar planı dışında, mücavir alan içinde olmakla birlikte etrafı meskun olmadığı gibi belediye hizmetlerinden de yararlanmamaktadır. Bu nedenle taşınmaz arsa vasfında olmayıp, arazi niteliğindedir.
Taşınmaza arazi niteliği ile bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporunda her ne kadar taşınmaz sulu tarım arazisi olarak nitelendirilmişse de, aynı bölgeden gelen ve Dairemizde temyiz incelemesi yapılan bir kısım dava dosyalarında; taşınmazlar kuru tarım arazisi olarak kabul edilerek bedel belirlendiğinden, bu dosyalardaki bilirkişi kurulu raporlarından ayrılma nedenleri ve taşınmazın hangi su kaynağından ve ne şekilde sulandığı konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, sonuçta taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun tespiti halinde, kuru tarımda buğday ve mercimek dışında (karpuz gibi) başka ürünlerin yetiştirilip yetiştirilmediği, İl Tarım Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaba göre taşınmaz bedelinin yeniden tespiti ile, taşınmazın Belediye Başkanlığının yazılarına ve keşifte yapılan mahkeme gözlemine göre, net geliri esas alınarak bulunan m2 bedeline % 150 oranında objektif değer artırıcı unsur eklenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği düşünülmeden arsa kabul eden geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazda, dava dışı hazine de pay sahibi olduğu halde, bu pay gözetilmeden, tam hisseye göre karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare ile davalılardan ... vd. ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davalılardan ... ve ...'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 900,00 TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.