MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmaz malın zilyedinin davalı ... olduğunu tespit ederek hakkında bedel tespit ve tescil davası açmıştır.
Mahkemece davalının adres araştırması yapılırken hakkında dava açılan ...'in taşınmaz zilyedi olmadığının, asıl zilyedin ... olduğunun ve 1996 yılında öldüğünün anlaşılması üzerine; alınan veraset belgesine göre mirasçıları davaya dahil edilmiş, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş ancak mirasçıların duruşmaya katılmaması üzerine Kamulaştırma Kanununun 7 ve 8. maddelerinde belirtilen ön koşullar yerine getirilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idarece; dava açılmadan önce araştırma yapılırken taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının yapılmadığı, taşınmazın tapulu olmadığı anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın zilyedinin mahkeme kararı ile belirleneceği ve zilyed ile idarenin aynı Yasanın 7 ve 8. maddeleri uyarınca anlaşmaya varması halinde bu durum, ileride başka ihtilaflara yol açabileceğinden, Kamulaştırma Kanununun 8. maddesindeki prosedürün uygulanma olanağı yoktur.
Bu nedenle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy