MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 25.01.2012 gün ve 2011/18170 Esas - 2012/880 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere; Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalı idare vekilinin karar düzeltme istekleri yerinde değildir.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemlerine gelince;
Dava konusu 301 parselin kanal olarak el atılan kısmının 487 parsel olarak tescil edildiği anlaşıldığından 487 parseldeki davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline hükmedilmesi gerekirken el atılmayan ve bedeline hükmedilmeyen bölümleri de kapsayacak şekilde 301 parseldeki davacı payının tapusunun iptaline karar verilmesi nedeniyle de hükmün bozulması gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 25.01.2012 gün ve 2011/18170-2012/880 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılmıştır.
Dosyadaki delil ve belgelere göre dava konusu taşınmaza 1978 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de tarafların uzlaşmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi ecrimisil bedeline hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1) Taşınmazın el atmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü ile metrekare birim fiyatının çarpılmasından sonra; bu kısımdaki değer artışı oranına göre tespit edilen miktar; Kamulaştırma Kanununun 12/C maddesi de gözetilerek; el atılan kısmın bedelinden indirildikten sonra, belirlenen bedele hükmedilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan rapora göre fazlaya hükmedilmesi,
2) Dava konusu 301 parselin kanal olarak el atılan kısmının 487 parsel olarak tescil edildiği anlaşıldığından 487 parseldeki davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline hükmedilmesi gerekirken el atılmayan ve bedeline hükmedilmeyen bölümleri de kapsayacak şekilde 301 parseldeki davacı payının tapusunun iptaline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, H.U.M.K’nun 442.maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 203,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy