MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu 2226 ada 2, 3ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden fiili elatma bulunmadığından bahisle davanın reddine 5,7ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise fiilen el atılan kısımlar bedelinin tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, el atılan taşınmazlar, yol durumuna dönüştürüldüğünden, 4721 sayılı T.M.K’nun 999.maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değilidir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan incelemede; Dava konusu taşınmazların 19.12.1988 kesinleşme tarihli imar planı kapsamında kısmen ''yol alanında'' kaldığı anlaşılmış olup dava konusu 2226 ada 5,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığı 2,3 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ise fiilen elatılmadığı anlaşılmış ise de;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı uyarınca; imar planında park, yol ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere, el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceğine ilişkin kararı da gözetilerek, 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyece, ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedeli ödenmelidir.
Açıklanan nedenlerle; Dava konusu taşınmazların imar planında kamusal alanda kalan kısımlarının tamamın bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yalnız fiilen el atılan kısımların bedelinin tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davacıya iadesine, davalıdan aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.