MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı ... vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne izafeten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacı adına kayıtlı olan taşınmazın 5.328,56 m2’lik bölümünün orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/280-2009/56 sayılı kararı ile tapusunun iptali ile orman vasfıyla ... adına tesciline hükmedildiği, kararın 16.02.2010 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır
4721 sayılı TMK.nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007.maddesi ''Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.'' hükmünü içermekte olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup, tapu sicil müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında, kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece, Devletin memuruna rücuu halinde iç ilişkide etkili olmaktadır.
Bu nedenle, somut olayda 4721 sayılı Yasanın 1007.maddesinde düzenlenen sorumluluk şartlarının oluştuğu anlaşıldığından mahkemece davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, niteliği itibariyle ... hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettiğinden lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bu hususta olumlu olumsuz hüküm kurulmaması,
Doğru değilse de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak (Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy