MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2013
NUMARASI : 2012/182-2013/325
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olma, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değilidir. Şöyle ki;
1- Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı yüzölçümü1.968,00 m2 olup, kamulaştırılan kısmı 1741,28 m2 dir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünden arta kalan kısım olmadığı belirtildiğine göre taşınmazın tapu kaydındaki miktarı ile zemindeki durum arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığı ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünden arta kalan kısım olup olmadığı, var ise kalan kısmın değerinde bir değişiklik olup olmadığı hususunda bilirkişi kurulundn ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Dava konusu 283 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut olan haczin hükmedilen bedele yansıtılması geretiğinin düşünülmemesi,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 11.09.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy