MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2012
NUMARASI : 2008/1313-2012/962
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Arazi niteliğindeki 6, 30, 31, 41, 42, 48, 87, ...., .. parselleri net gelirleri esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı DSİ Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dosyada mevcut kanıt ve belgelere göre dava konusu .. ve.. parsel sayılı taşınmazların 03.12.1987 tarihli kamulaştırma kararı uyarınca davalı İ.. İ.. Genel Müdürlüğünce kamulaştırmaya tabi tutulduğu ve davacılar murisinin payına düşen kamulaştırma bedelinin ilgili bankaya bloke edildiği, davacılar murisinin payına düşen kamulaştırma bedelinin ilgili bankaya bloke edildiği, davacılar murisi adına çıkartılan tebligatın "Birlikte... eşi Hatice Kara'ya 24.04.1992 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde bedel arttırım davası açılmadığı ve davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşıldığından bu parseller yönünden reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi,
2) Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu 4871, 4565, 4787, 4794 parsel sayılı taşınmazların Büyükçekmece Gölü Mutlak Koruma Alanı olarak ayrılmış olduğu, ancak taşınmaza davalı İ.. İ.. Genel Müdürlüğünce fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Bu parseller yönünden davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin bu parseller için görev yönünden reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi,
3) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21.maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden;
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.