MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/53-2012/644
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalmak suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü temyiz eden davacılar vekili Av.Y.. E.. ile aleyhlerine temyiz olunan davalı Hazine vekili Av.D.. G. ve O.. M.. vekili Av.I.. H.S.. K..'un yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalmak suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; Kocaeli ili, Y.. Köyünde 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları sırasında .. parsel sayılı taşınmazın ilk malikleri adına tespit ve tescil edilmesinden sonra davacılara intikal ettiği , Yuvacık köyünde genel arazi kadastrosu çalışmalarından sonra 1988 yılında 6831 sayılı yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında taşınmazın bir kısmının O.. Sırtı Devlet Ormanı olarak tahdit edilen sahada kalması nedeniyle tapu kaydına 12.11.1991 ve 14.05. 2014 tarihinde “orman sınırları içerisinde kaldığına” dair şerh konulduğu , davacıların yapılan bu tahdide itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiği ancak, tapunun halen davacılar adına yaşamakla beraber, kesinleşen orman tahdit sınırları içersinde kalmak suretiyle hukuki değerini yitirdiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere; dava konusu taşınmazın bir kısmı, davacılar adına tapu kaydı oluşmasından sonra yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmalarında Devlet ormanı olarak tahdit edilen sahada kalmış olup, Söz konusu alanda davacıların Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının sahibine verdiği
yetkileri kullanma imkanı kısıtlandığı gibi, taşınmazın eylemli orman alanı olarak tahdit edilen kısımlarına davalılardan O.. M..nün fiilen de el attığı ve böylece dava konusu somut olayda kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği sabittir.
Bu durumda mahkemece ,dava konusu taşınmazın arsa mı yoksa arazi mi olduğu belirlenip mahallinde refakate resen alınacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının dava tarihindeki değeri belirlenip ,bedelinin sorumlu idare olan O.. M..nden tahsiline, Hazine hakkında açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.100,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 24.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.