MAHKEMESİ: Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/01/2012
NUMARASI: 2012/13-2012/96
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7 ve 8. maddelerinde düzenlenen dava ön koşullarının davacı tarafça davalılardan S.. E.., Z.. E.. ve S.. E.. yönünden yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaz hakkında kıymet taktiri yapılarak davacı idare tarafından Nüfus Müdürlüğü'ne bildirilen adreslere tapu maliki davalılar adına uzlaşma davetiyesinin çıkarıldığı, her ne kadar çıkarılan tebligatın davalı S.. E.. ile Z.. E..'e bekleme müddeti bittiğinden, davalı S.. E..'e ise adres bırakmadan ayrıldığından tebliğ edilemeden iade edildiği anlaşılmıştır. Buna rağmen mahkemelerce uzlaşmazlık tutanağı düzenlenen diğer davalılar içinde dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1)Kamulaştırma Kanununun 14/3. maddesi uyarınca kamulaştırma davalarında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Davacı idarece; adı geçen davalılar dışındaki tapu maliki paydaşlar hakkında Yasanın 7. ve 8. maddeleri uyarınca gerekli koşullar yerine getirildikten sonra, açılan davaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken, ön koşulların yerine getirilmediğinden bahisle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi,
2)4650 sayılı Kanunla, 2942 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle de; kamulaştırmanın uluslararası normlara ve Anayasaya uygun ve süratli bir şekilde sonuçlandırılması ve değişiklikten önceki Kanunda kamulaştırma işlemlerindeki kural hataları nedeniyle meydana gelen gecikmelerin önüne geçilmesi amaçlanmış olmasına göre, usül ekonomisi de gözetilerek yargılamaya devam edilip, dava dilekçesi tebliğ edilmeyen davalıların (ölü olduklarının tespiti halinde sunulacak veraset belgelerine göre mirasçılarının); Kamulaştırma Kanununun 14/5. maddesi uyarınca davaya dahil edilmesinden sonra açık adresleri aynı Kanunun 7. maddesi ve Tebligat Kanununun 28. maddesinde belirtilen tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden, resmi özel müessese ile dairelerden ve ayrıca zabıta marifetiyle yaptırılacak araştırma ile belirlenip, Tebligat Kanunun hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri davalılara tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.02.2011 gün ve 2010/5-546-2011/11 sayılı kararı)
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.