MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş. Davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, el atılan taşınmazın davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya davalı idarece el atılmadığı ve davacı tarafından yıkılmış olduğundan, bedeline hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 662 sayılı K.H.K.uyarınca DSİ Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki kanunda yapılan değişiklikle; Genel bütçeli idareler arasından çıkartılarak özel bütçeli idareler arasına alındığından 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi hükmünden kaynaklanan yargı harçlarından muaf olmadığı halde muafiyet kararı verilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21.maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden;
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy