MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2013
NUMARASI : 2013/69-2013/344
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden 81154 nolu parselasyon planıyla park ve spor alanı olan 27793 ada 5 parselin, A.. B.. Encümeninin 19.06.2008 tarih ve 721 sayılı kararı ile onaylanan parselasyon planı ile 27793 ada 6, 7 ve 8 nolu parsellere gittiği, dava konusu 7 parselin kullanım alanında park ve spor alanı olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu parselin 2008 tarihli parselasyon öncesi 5 parselle ilişkin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarının Dairemizin denetiminden geçerek kesinleştiği, yine dosya içinde dava konusu taşınmazın başkaca paydaşlarının açtığı dava dosyalarındaki bilirkişi raporlarında "Öveçler Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım işi çalışmalarına fiilen başlandığı, projenin bütün olduğu 27793 ada 6, 7 ve 8 parseller ile devamındaki parselleri kapsadığı, 6 parselde spor, rekreasyon, yürüyüş yolları, otopark alanının imalatına başlanılmış olup, 7 ve 8 parselde proje kapsamında ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat dökülüp iş makinalarının parsellerde kullanılması ve inşaat imalatlarının devam etmesi nedeniyle 7 parselde davalı idarece el atıldığının kabul edildiği, yine aynı taşınmazın başka paydaşlara açılan davada Uyuşmazlık Mahkemesinin 30. 09.2013 gün ve 2013/1226-1354 sayılı kararında, davada adli yargının görevli olduğu yönündeki karar ve tüm dosya içeriğinden, Öveçler Vadisi Rekreasyon yapım işinin bir bütün olduğu ve tüm vadiyi kapsadığı, dolayısıyla dava konusu taşınmaza davalıca el atıldığının kabulüyle, davacının davalı idarenin kamulaştırmasız el atmasına rıza gösterip mülkiyeti devri karşılığında tazminat bedelinin tahsili davası açabileceği ve bu davalara adli yargıda bakılacağına ilişkin Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulunun 16.05.1956 gün 1-6 sayılı kararı gereğince işin esasına girilerek, talep hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy