MAHKEMESİ : Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2011/14-2013/41
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan serbest satışlara göre taşınmaz değerinin hesaplanması zorunludur.
Mahkemece, hükme esas alınan raporda somut emsal olarak kabul edilen taşınmaz imar parseli olup dava konusu taşınmaz kadastro parselidir. Dava konusu taşınmazın emsal imar parselinden %50 daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçilmiştir. Oysa imar parseli olan emsal taşınmazın kadastro parselinden daha değerli olacağı kuşkusuzdur. Dava konusu taşınmazın; emsal taşınmazın imar durumu, yüzölçümü, konumu nazara alındığında daha değerli olduğunu kabul eden bilirkişi raporu inandırıcı değildir.
Bu nedenle taraflara, değerlendirme tarihine yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü emsalleri bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Dava konusu taşınmazlar üzerinden geçen enerji nakil hattının izdüşümlerinin ölçekli krokiye işlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, infazı kabil olmayacak şekilde tanzim edilen krokiye göre hüküm kurulması,
Doğru görülmediği gibi,
3) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21.maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden;
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy