MAHKEMESİ: Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/12/2012
NUMARASI: 2012/978-2012/668
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyleki,
1) Bozma ilamında dava konusu taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu ancak, taşınmazın köy merkezine yakınlığı ve özellikleri dikkate alınarak % 25 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda taşınmaza kuru arazi vasfı ile buğday, mercimek münavebesi suretiyle, % 6 kapitalizasyon faizi uygulanarak değer biçildiği halde, bozmadan sonra alınan raporda taşınmaza sulu arazi vasfı ile buğday, karpuz münavebesi ile % 5 kapitalizasyon faizi uygulanarak değer biçilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla davacı idare yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur.
Bu nedenle, bozmadan önce belirlenen m2 birim fiyatına % 25 oranında objektif değer artışı uygulanarak bedel tespit edilmesi gerekirken, bozma kapsamı dışına çıkılarak yazılı olduğu üzere fazla bedele karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi,
2)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, belirlenen ilk kamulaştırma bedeline 14.02.2011 tarihinden itibaren, ilk karar tarihine kadar, bozmadan sonra belirlenecek fark bedele ise 14.02.2011 tarihinden itibaren ikinci karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.