MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 03.06.2013 gün ve 2013/2798 Esas - 2013/11545 Karar sayılı ilama karşı davacı idare ile davalılardan ... vd. vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen hüküm, davacı idare vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı idare ile davalılardan ... vd. vekillerince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca davanın dört ay içinde sonuçlandırılamadığı gözetilerek faiz yürütülmesi gereken tarihin başlangıcı 31.01.2006 olduğu halde dava tarihi olan 30.09.2005 tarihinden faize karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu anlaşılmakla,
Davalı ... vd. vekilinin karar düzeltme isteği HUMK'nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından REDDİNE, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin ise yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, Dairemizin 03.06.2013 gün 2013/2798-11545 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1) Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen satış, serbest satış olmayıp, kamulaştırma işlemi sonucunda kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenen bir değerdir. Bu nedenle emsal olarak değerlendirilemeyeceği gibi bozmadan önceki raporda dava konusu taşınmaza 120,00-TL/m2 değer belirlendiği halde bozmadan sonra 212,00TL/m2 değer belirlenmesi karşısında aradaki fahiş miktardaki fark gözetildiğinde raporun gerçekçi olmadığı kanaati oluştuğundan rapor geçersizdir.
Bu durumda taraflara emsal göstermeleri için yeniden süre verilmesi, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak dava konusu taşınmazın değerinin tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi,
2) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak,31.01.2006 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalılardan ... vd.'den peşin alındığından karar düzeltme harcı alınmasına yer olmadığına, H.U.M.K’nun 442.maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 228,00-TL. para cezasının alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy