MAHKEMESİ: Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/06/2013
NUMARASI: 2012/404-2013/214
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Aynı bölgede yeralan Tatlar ve Yenicepınar köylerindeki taşınmazlarına, aynı münavebe ürünleri ile objektif değer artışı uygulanmadan önce 16,00 TL/m2 ile 18,00 TL/m2 arasında bedel tespit edildiği ve dairemizce de bu m2 bedellerinin onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazda münavebeye alınan ürünlerin verimlerinin gerekçesi gösterilmeden düşük alınması sonucu m2 bedelinin 8,45 TL/m2 alınarak sonuç itibariyle aza hükmedilmesi,
2- Dava konusu taşınmazda ruhsat alınmaksızın yapımına başlandıktan sonra enerji nakil hattı güzergahı altında kaldığından bahisle inşaatı temel seviyesinde durdurulan yapının bu bölümünün Kamulaştırma Kanununun 25/2 maddesi uyarınca irtifak tescili yapılıncaya kadar yapılan muhtesatın bedelinin ödenmesi gerektiğinden 25.04.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen 30.927,00 TL bedelinin davacı idareden alınarak davalıya verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapı bedeline hükmedilmemesi,
3- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca açılan dava ile hüküm altına alınmış olan bedel çıktıktan sonra kalan kamulaştırma bedeline 29.04.2013 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Dava konusu irtifak hakkının TEİAŞ Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Hazine adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.