(6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu davacıya verilen parsel ile önceki parsel arasında oluşan değer farkının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, imar uygulaması sonucu davacıya verilen parsel ile önceki parsel arasında oluşan değer farkının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, özellikle kararın dayandığı gerekçelere göre davanın idari yargıdan görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.03.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
KOCAELİ
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2011/651
KARAR NO: 2013/756
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 15/12/2011
KARAR TARİHİ: 26/09/2013
Davacı vekilinin mahkememizde açtığı davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu İzmit Körfez 480 ada 577 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi S. M. K.'nin adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın müvekkillerine miras yoluyla kaldığını, söz konusu taşınmazda Saraybahçe Belediye Başkanlığının 23/02/1995 tarih ve 563 sayılı Encümen kararı ile şuyulandırma yapıldığını, şuyulandırma işlemi hakkında müvekkili davacılara herhangi bir tebligat yapılmadığını, yapılan şuyulandırmaya ilişkin Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 08/05/2002 gün ve 2000/3336 E, 2002/711 K sayılı iptal kararı ile karar verildiğini ve onandığını, bu kararla iptal edilmesi gereken şuyulandırma işlemine rağmen davalı idare tarafından usul ve yasaya aykırı olarak tapu kayıtlarında ve kullanımda değişiklik yapmadığını, 577 parseldeki 59370/96168 hisseye tekabül eden 4168 metrekareye karşılık 3423/1 parselde 2285 metrekarelik arsa tahsis edildiğini, yüz ölçümü ve değer yönünden daha küçük ve değersiz bir taşınmazın tashih edilmesi nedeniyle zarar doğduğunu, dava konusu taşınmazın merkeze yakın ve emlak değerinin yüksek olduğunu ancak tashih edilen yeni taşınmazın ise emlak değeri yönünden değeri çok düşük bir arazide konumlandığını, bu değişim sonucunda ortaya adaletsiz bir durumun çıktığını, ancak davalı idare bu fark nedeniyle müvekkillerine herhangi bir ödeme yapmadığını, şuyulandırma sonrası müvekkillerine tashih edilen taşınmaz ile dava konusu parsel arasındaki 1884 m2 lik miktar farkının olduğunu, değer ve miktar farkının tespiti ile fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1600,00.- TL nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde şuyulandırmanın iptali için idare mahkemesinde farklı davalar açıldığı ve farklı kararlar verildiğini, davacıların kendilerine verilen 3423 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 05/10/2006 tarihinde Yavuz Otomotiv San Tic. Ltd. Şti.ne sattığını malik değiştiğinden ve davacıların şuyulandırma sonrası kadastro parseline dönüştürme işlemini yapmadıklarından, önceki hale getirme ve bedel farkı istemelerinin mümkün olmadığını değer yönünden iddiaların yerinde bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacıların hissedar bulunduğu Körfez 480 ada 577 parsel sayılı taşınmazın evveliyat kayıtları incelendiğinde davacıların babaları S. M. K. 22/12/1966 tarihinde 30/855 hisse satın aldığı, 1967 yılında kadastro yapıldığı ve 480/16 parselin 480 ada 577 parsel olarak 6753 metre kare ve tarla cinsiyle kaydının yapıldığı ve davacıların murisi S. M. K.'nin bu parselde 59370/96168 hissesinin bulunduğu, bu parselin kaydının 1995 yılında yapılan İmar Uygulaması sonucu kapatıldığı ve davacıların murislerine 3423 ada 1 parselde 2285/14284 hisse verildiği, 1998 yılında S.'in bu parseldeki hisselerinin davacılara tapu da satış yoluyla devrettiği, davacıların da 2006 yılında hisselerini Yavuz Otomotiv Yedek Parça Aksesuar Ltd. Şti.ne satarak devrettikleri, ayrıca Şuyulandırma sonrası davacılar murisinin 3412 ada 1 parsel nolu taşınmazda da hisse verilmiş olduğu kayıtların incelenmesinden anlaşılmıştır. İdare Mahkemesinde 1995 yılında yapılan imar uygulamasının iptali için gerek davacılar gerekse başka şahıslar tarafından iptal davaları açılmış ve davacıların açmış olduğu iptal davasında yapılan şuyulandırma işleminin davacılara yeni tahsis edilen yerin eskiye oranla daha az değerde olduğu ve aynı yerden tahsis yapılmasının mümkün olduğu ancak başka yerden tahsis yapıldığından dava konusu işlemin parselasyon planı ile ilgili kısmının davacıları ilgilendiren bölümünün iptal edildiği ve bu kararın temyizden geçerek kesinleşmiş olduğu, yine başka şahısların açmış olduğu iptal davalarında 1995 yılından sonra 1997 yılında da yeniden şuyulandırma yapıldığı belirtilmiştir. Mahallinde keşif yapılmış ve dava konusu taşınmazın şuyulandırma sonucu oluşan parsellerle davacılara verilen parsel ve bu parsellerin değerleri belirlenmiştir.
Dava imar öncesi malik olunan taşınmaz ile imar uygulamasından sona tahsis edilen taşınmaz arasındaki değer ve miktar yönünden fark olduğundan bu nedenle doğan zararın ve bedelin tazmini istemidir. İmar uygulaması sırasında tahsis edilen yeni parseller ve bunlarla ilgili işlemler imar uygulamasını yapan idarenin taktir hakkına dayalı olması nedeniyle ancak bu tür istemlerin idari yargıda tam yargı davası olarak açılarak görülmesi gerekir (Y. 5.HD.nin 30.05.2011 tarih 2011/2017-9158 sy. K. ). Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacağından ve davacının talebinin içeriğine göre davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden görev yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İstemin niteliği itibariyle davaya idari yargıda bakılması gerektiğinden REDDİNE,
Peşin alınan 18,40 TL nin mahsubu ile bakiye 5,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınmasına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT AAÜT 7 ve 12. maddeleri uyarınca 440,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6100 sayılı HMK nın geçici 3. maddesine delaletiyle 1086 sayılı HUMK nın 432. maddesinde belirtildiği şekilde taraf vekillerinin yüzüne kargı verilen kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy